İSTANBUL - BHA

Lavrov, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın girişimiyle Ukrayna krizinin çözümüne katkı sunmak amacıyla oluşturulan İstanbul Platformu’na ilişkin yöneltilen soruyu yazılı olarak yanıtladı. Platform çerçevesinde birçok insani meselenin ele alındığını belirten Lavrov, bu mekanizmanın Moskova açısından hâlâ geçerliliğini koruduğunu ifade etti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in girişimiyle, Mayıs 2025’te Ukrayna tarafıyla doğrudan görüşmelerin İstanbul’da yeniden başladığını hatırlatan Lavrov, 16 Mayıs, 2 Haziran ve 23 Temmuz tarihlerinde üç tur müzakere gerçekleştirildiğini aktardı.

Bu sürece sorumluluk bilinciyle yaklaştıklarını vurgulayan Lavrov, uzmanlar düzeyinde Ukrayna tarafına çözüm için somut adımlar içeren bir memorandum sunduklarını, ateşkesin izlenmesi ve denetlenmesi amacıyla ikili bir merkez kurulmasını ve askeri, siyasi ile insani başlıklarda çalışma grupları oluşturulmasını teklif ettiklerini kaydetti.

Sergey Lavrov, “Ne yazık ki tüm girişimlerimiz yanıtsız kaldı. Yalnızca savaş esirlerinin değişimi ve cenazelerin iadesi somut sonuç verdi. Mayıs ayından bu yana 2 bin 300’den fazla askerimiz ve 170’ten fazla sivilimiz evlerine döndü. Yaklaşık 2 bin 400 Ukrayna askeri ve 170’ten fazla Ukraynalı sivil de ülkelerine geri gönderildi.” ifadelerini kullandı.

Ukrayna Dışişleri Bakanlığının 2025 yılının sonunda İstanbul sürecinin “somut bir ilerleme sağlamadığı” yönünde kamuoyuna açıklama yaptığını anımsatan Lavrov, Kiev yönetiminin bu gerekçeyle Moskova ile temasları süresiz olarak tek taraflı askıya aldığını belirtti.

Lavrov, Ukrayna’nın İngiltere ve Avrupa Birliği (AB) ile koordinasyon içinde çözüm girişimlerini baltalamaya çalıştığını öne sürerek, dikkatin çatışma sonrası yeniden yapılanmaya yönelik ikincil konulara çekilmek istendiğini ve Beyaz Saray’ın Alaska merkezli çözüm yaklaşımının ana unsurlarının müzakere edilmesinden kaçınıldığını savundu.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin 12 Ocak’ta ABD’ye bazı ek öneriler sunduğunu açıkladığını hatırlatan Lavrov, Kiev’in müzakere sürecinin tıkanmasından Rusya’yı sorumlu tutma tutumunu sürdürdüğünü dile getirdi. Lavrov, “Her öneri, Rusya tarafından kabul edilebilirliği ve ‘özel askeri operasyonun’ amaç ve hedeflerine uygunluğu açısından değerlendirilmelidir.” görüşünü paylaştı.

“Türkiye-Rusya işbirliği istikrarlı biçimde sürüyor”

Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilere de değinen Lavrov, 2025 yılında karşılıklı saygı, iyi komşuluk ve karşılıklı fayda ilkeleri doğrultusunda çok yönlü işbirliğinin istikrarlı şekilde gelişmeye devam ettiğini ifade etti.

İlişkilerin güçlü bir tarihsel temele dayandığını belirten Lavrov, geçen yıl Rusya Federasyonu ile Türkiye Cumhuriyeti Arasındaki İlişkilerin Esasları Hakkında Antlaşma’nın imzalanmasının 33’üncü yıl dönümünün ve Sovyet Rusya ile Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümeti arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 105’inci yıl dönümünün kutlandığını hatırlattı.

Şam yönetimi ve SDG arasında entegrasyon süreci resmen başlıyor
Şam yönetimi ve SDG arasında entegrasyon süreci resmen başlıyor
İçeriği Görüntüle

Üst düzey temasların sürdüğünü aktaran Lavrov, Putin ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçen yıl yedi kez telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini, 1 Eylül 2025’te Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi kapsamında Çin’in Tianjin kentinde ve 12 Aralık 2025’te Türkmenistan’ın Aşkabat kentinde yüz yüze bir araya geldiklerini anımsattı.

Lavrov, iki ülkenin dışişleri bakanlıkları ile diğer kurumları arasında da yoğun temasların devam ettiğini, Rus-Türk Hükümetlerarası Karma Ekonomik Komisyonu’nun 19’uncu toplantısının 25-27 Haziran 2025 tarihlerinde Moskova’da yapıldığını bildirdi.

Bölgesel krizlerin çözümü ile Suriye, Orta Doğu ve Güney Kafkasya’daki gelişmelere ilişkin yakın diyaloğun sürdüğünü belirten Lavrov, “Rus heyetinin Ukrayna tarafıyla görüşmeler yapabilmesi için İstanbul’u mekan olarak sağlayan ortaklarımıza minnettarız.” dedi.

Enerji alanındaki işbirliğine de değinen Lavrov, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde çalışmaların sürdüğünü, ilk güç ünitesinin deneme çalışmaları için hazırlık yapıldığını ifade etti. TürkAkım ve Mavi Akım doğal gaz boru hatlarının da sorunsuz şekilde çalıştığını belirten Lavrov, bu projelerin Türkiye ile Güneydoğu Avrupa’nın enerji güvenliği açısından önemli bir rol oynadığını kaydetti.